fbpx
Yaşantılara Dayalı Öğrenme

Yaşantılara Dayalı Öğrenme

“EĞİTİMDE YARATICI DRAMA VE OYUN ETKİNLİKLERİNİN ÖNEMİ”

Eğitim geçmişten günümüze bilim ve teknolojinin gelişmesiyle değişikliklere uğramıştır. 19. Yüzyıl öncesinde dünya genelinde daha çok geleneksel eğitim yöntemleri kullanılmıştır. Geleneksel eğitim öğrenciyi pasif, öğretmeni aktif kılan ve öğrenciyi bilişsel yönden geliştirmeyi amaçlayan bir anlayıştır. Maalesef ki öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate almamaktadır. Ancak çağdaş eğitim, öğrenci merkezli ve öğretmen ile öğrencinin aktif kılındığı bir anlayıştır. Öğrenciyi bir bütün olarak geliştirmeyi amaçlar ve bireysel farklılıkları dikkate alır.

Eğitimin amacı; eleştirel düşünebilen, araştırmalar yapabilen, bilgiye ulaşabilen ve teknoloji konusunda belirli bir aşinalık düzeyine sahip bireyler yetiştirmektir. Eğitimin amaçlarından biri  de çocuklarımızı gerçek hayata hazırlamaktır. Bu amaç doğrultusunda birçok yöntem ve teknik geliştirilmiştir. Öğrencilerimizin aldığı derslerin sadece teorik olarak çocuğa kazandırılamayacağının hepimiz farkındayız. Her türlü derste kullanılabilecek ve öğrencileri aktif kılarken mutlu olmalarını sağlayacak, aynı zamanda öğrencileri gerçek hayata hazırlayacak bir yöntem olan “drama ve oyun etkinliklerinin” önemi büyüktür.

Yaşantılara dayalı öğrenme, eğitimin belirli bir zamanla, planla sınırlı ve herhangi bir mekâna da bağımlı olmaması gibi temel bir niteliğini gösterir ve bireyde kalıcı öğrenmeyi sağlar, bunun için de etkin katılım gerektirir. Yaşantı, bireyin diğer bireylerle ve çevresiyle etkileşiminin bireyde bıraktığı izlenimdir. Yaratıcı drama özellikleri, çok yönlü işlevselliği nedeniyle sınıf dışındaki amaçlara uygun her türlü ortamlarda özellikle yaşantılara dayalı öğrenmeyi gerçekleştirmede etkili bir yöntem ve disiplindir. Yaratıcı drama, grup üyelerinin yaşantılarına dayalıdır. Drama’nın başlangıç noktası ve drama sürecinin gelişmesi, yaşantılar sonucunda elde edilen birikimlerin işe koşulması ile doğrudan ilgilidir. Dorothy Heathcote çalışmalarıyla dramanın eğitimde ve yaşantılara dayalı öğrenmede etkisini göstermiştir. Onun drama anlayışı, katılımcıların yaşantılarından, kullanmak üzere zamanın içinden bir an alınmasına, kendi hareket ve kararlarıyla yüzleşmelerinin sağlanmasına ve sonra da doyum sağlayabilecekleri gerçek sonuçlara götürülmesine dayalıdır. Ona göre programın hedeflerine ulaşabilmek amacıyla, çocukların kendi düşüncelerini ve problem çözme becerilerini geliştirebilecekleri içerikler oluşturulmalıdır. Drama çalışmalarında katılımcılar role, başka biri olarak değil “onlar o insanların yerinde olsalardı ne yaparlardı düşüncesinde rol oynamalıdırlar”.

Hayatımızın her anında oyunlar vardır. Oyun oynamak için belli bir yaşta olmak gerekli değildir. Ve genelde çoğu insan oyunlar ile örtük bir öğrenim sağlar. Çocuklar ise neredeyse her şeyi oyunlar sayesinde kazanır. Kaybetmeyi ve kazanmayı öğrenir. Eğer bir çocuğa istediğimiz bir konuyu kavratmak istiyorsak bunu en verimli şekilde yapmanın yollarından biri oyun yöntemini kullanmaktır.

Oyun ve Drama, insanı baskı altında tutan engelleri ortadan kaldırarak, yaratıcılığı ve düş gücünü ateşler… Böylece insan kendine özgü ve farklı olduğu bilincine erişir. Farklılıklar bir araya gelerek daha zengin, insancıl ve uygar bir toplumu oluşturur. Böylesine anlamlı bir işlevi olan ve içinde oyunu barındıran drama ve tiyatro sanatından eğitim alanında yararlanılmaktadır. Çağımızın mekanikleşen, araçsallaşan ve yabancılaşan insanına alternatif ancak bu yolla oluşturulabilir. Bireyi körleştiren, geleneksel, kalıplaşmış değerler, engeller ve dayatmalarla dolu bir hayat biçimine karşı çıkmanın, daha insancıl bir hayatta, daha barışçıl bir dünyada yaşayabilmenin yolu, yaratıcı, özgür, duyarlı, insan olduğunun bilincine varmış bireylere sahip olmaktan geçmektedir. Bu yüzden Eğitimde Drama, Yaratıcı Drama, Eğitimde Tiyatro, Oyun, Eğitsel Drama gibi farklı isimlerle eğitim programlarında yer alan Dramatik Eğitim ve Drama, hem bir öğretme yöntemi, hem de kişinin özgüven, özbilinç, özdisiplin geliştirmesi ve özgürleşerek kendini ifade edebilmesi yolunda kullanılmaktadır. 2

Yazan: Nur Uslu – Sosyal Bilgiler Öğretmeni

KAYNAK:

1 (Ömer Adıgüzel Yaratıcı Drama Dergisi 1 (1), 31-38, 2006),

2(Nurhan TEKEREK, tiyatro araştırmaları dergisi 22 (22), 47-73, 2006)