fbpx

Ekoloji ve Çocuk

Doğada her canlı birbiriyle uyum içinde yaşar. Her canlının etkilediği ve etkinlendiği başka bir varlık bulunur. Günümüzde fen ve teknolojinin gelişmesi canlı yaşamını önemli derecede etkilemektedir. Bu anlamda çevresine duyarlı, karşılaştığı bir probleme karşı karar verebilen, yaratıcı düşünme becerisine sahip bireyler yetiştirmek gerekmektedir.

Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevresiyle olan etkileşimini inceleyen bilim dalına ‘ekoloji’ denir. Çevre, bir canlının yaşaması ve neslini devam ettirmesi için gereken ortamdır. Bu ortam hava, su, toprak ve ışık gibi faktörlerden oluşmaktadır. Canlı ve cansız ortamların bütününe ise ‘Ekosistem’ denmektedir. 1970’li yıllarda Bronfenbrenner’in ekolojiyi temel alarak Ekolojik Yaklaşımının temellerini atmıştır. Bu kuramda bir meyvenin olgunlaşma süreci örnek alınarak, çocuğun yaşadığı ortama uyum sağlaması ve toplumun bir parçası olmasına odaklanmıştır.

Bir ekosistem içerisinde bulunan çocuk önce doğduğu çevreyi ve o çevrede olan bireyi örnek alır. Onların davranışlarını tekrar eder. Etkileşim içinde bulunduğu bu katman mikrosistemi oluşturur. Mezosistem olarak adlandırılan ikinci katmanda ise birden fazla etkileşim halinde bulunuduğu mikrosistemlerdir. Bu çevrede, ailesiyle birlikte, arkadaş grupları, okul idaresi ve öğretmenleri bulunmaktadır. Çocuğun ‘İlk çocukluk’ ve ‘Son Çocukluk’ evresinin büyük bir kısmını geçirdiği okul döneminde doğayla iç içe ve çevresine duyarlı bir birey olarak yetişmesi çok önemlidir. Okulda bulunduğu her anında bilim, doğa ve çevresiyle iç içe bulunmalıdır. İlk çocukluk dönemi olarak adlandırılan ‘2-6 yaş’ aralığındaki çocukların toplumsallaşma olgusu oluşur. Arkadaşlık ilişkisi kurma, uyum ve iş birliği sağlama bu dönemde gelişir. Bu dönemde çocuğun somut kavramları algılayabilmesi daha kolaydır. Bu sebeple çevresini incelemeli ve ekolojik döngüyü yaşayarak keşfetmelidir.

Son çocukluk dönemi olarak adlandırılan kız çocuklarında ‘6-11’ yaş erkek çocuklarında ‘6-13’ yaş aralığında ise gelişim evresinde iniş çıkışlar gözlemlenir. Bu dönemde çocuklarda uyumsuzluk, kurallara karşı gelme, isyankar bir tutum sergilemektedir.Bu gibi durumlarda karşısındaki bireyin sabırlı olması önemlidir. Aynı zamanda bu isyankar tutumunun yanı sıra kolay etkilenirler. Soyut kavramları somutlaştırmaya yönelir. Çevresininde etkisiyle kişisel kimliğini oluşturur. Kişisel kimlik arayışında aile, okul idaresi ve öğretmenlerinin tutumu ve rehberliği büyük önem kazanır.

Çocuk bir meyve gibi olgunlaşırken, doğayla bir bütün olduğunu, yaptığı her davranışın yaşadığı doğayı etkilediğini ve bir döngü içinde olduğunu benliğine işlemeli. Yaşadığı her evrede aile, okul idaresi ve öğretmenlerinin davranışları tutarlı ve çocuğun kişisel kimliğini oluşturmada tutum göstermelidir.


Yazan: Merve Emir – Fen Bilimleri Öğretmeni

KAYNAK:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/181407

https://tedmem.org/mem-notlari/gorus/bir-cocugu-yetistirmek-tum-toplumun-gorevidir

http://dspace.marmara.edu.tr/bitstream/handle/11424/911/886-1720-1-SM.pdf?sequence=1