fbpx
Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar

Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar

Eğitim, birey ve toplum gereksinmelerinin temel noktasını oluşturmaktadır. Toplumlar ihtiyaç duydukları niteliklere sahip bireyler yetiştirmeyi amaçlarken, bireylerde toplumların bu talebini karşılamak amacıyla kendilerini yeni dünyanın normlarına uygun şekilde geliştirmeye çalışmaktadırlar. Çağın ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün özelliklerine her geçen gün yeni nitelikler eklenmeye devam etmektedir. Bu nedenle öğrenme,  yaşam boyu sürecek bir gereklilik halini alarak , günlük yaşamımızın vazgeçilemeyen bir parçası olmaktadır. Günümüzde hızla gelişen teknolojik ortamda, yenilikçi öğrenme ortamları sunmak , öğretim programlarının bilimsel ve teknolojik gelişmeler ile uyumlu hale getirilmesi  yeniliklere ve değişime adapte olabilmek için gereklidir.

Öğrencilerin, çevrelerinde gördükleri sorunlara erken yaşlardan itibaren yenilikçi çözümler geliştirme farkındalığı ve bu çözümleri matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler ve güzel sanatlar gibi farklı disiplinlerle harmanlayarak üretme becerisi kazanması, gelişmiş ülke eğitim sistemlerinin temel hedeflerinden biri hâline gelmiştir.

Bu gelişim ülkelerin eğitim ve öğretim programlarını yeniden yapılandırmaları ile mümkün hale gelmektedir.

Türkiye’nin de geleceğinin şekillenmesinde eğitimin rolü, tartışma götürmeyecek bir olgudur. İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, internet uygulamalarındaki gelişmelerin en önemli etkilerini eğitim ve öğretimde görmekteyiz . Bu durumda derslerimizin işlenişinde gelenekçi yaklaşımdan yenilikçi yaklaşımlara doğru son yıllarda bir değişime gidilmektedir. Teknolojinin hızına ayak uydurabilmek, düşünen, sorgulayan ve ne istediğini bilen bireyler yetiştirmek biz öğretmenlerin en önemli hedefidir.

Artık eğitim ve öğretim dediğimiz kavram sadece ders anlatmak değildir. Teknolojinin hayatımıza girmesiyle kodlama platformları, robot ve elektronik programlama dersleri, 3D tasarım, elektronik tasarım benzeri bilişimle üretim becerileri ve çok daha fazlası öğrenme sürecinin bir parçası haline gelmiştir. Burada amaç, öğrencilerin bilgi ve becerilerini  bu platformlarla birleştirerek ortaya bir ürün çıkarabilmesidir. Ürün geliştirme mantığı ise, hem öğrencilerin motivasyonunu artırma konusunda oldukça faydalı hem de gerçek hayat ile entegrasyonu sağlayacağı için hayata hazırlayıcı adım niteliğindedir.

Teknoloji araçları, eğitim süreçlerine entegre edilmiştir. Akıllı tahtalar, tablet ile öğrenme ve eğitici uygulamalardan faydalanma bunlardan sadece birkaçıdır. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerinin entegrasyonunu sağlayan STEM eğitimi, yenilikçi bir yaklaşım olmakla birlikte, bilim ve teknoloji okuryazar bireylerin yetiştirilmesini desteklemektedir. Öğrenciler, teknoloji araçlarını kullanarak daha kolay tekrar yapılabilmektedir. Böylece öğrenilen bilgilerin kalıcılığı artmaktadır. Ancak teknolojinin bir amaç değil araç olduğunu unutmamamız gerekmektedir.

Çağdaş eğitimin özellikleri dikkate alındığında; öğretmenden çok öğrenciye, konudan çok niteliğe, ezber ve taklitten çok yaratıcılığa vurgu ön plandadır. Bilgiden ziyade niteliğin ön planda tutulduğu bu eğitim anlayışında öğretmen bilgi yükleyicisi değil rehber konumundadır. Öğrenci ise ezberci, taklitçi ve pasif alıcı konumunda olmayıp bilgiyi üreten bir sürece dâhil olmaktadır. Bu tarz bir eğitim faaliyetinde geleneksel bir aktarım stratejisi olan sunuş yerine buluş stratejisi tercih edilmektedir. Burada esas olan bilgi öğretmek değil öğrenmeyi öğretebilmektir.

Öğrenme; onlar için, kendi meraklarını gidermeye çalışırken katılımcı olmayı, deneyimlemeyi ve sorgulamayı gerektiren bir süreçtir. Sınıf içinde öğretmenler sorgulamaya, tasarımsal düşünmeye, kavramsal öğrenmeye yönelik, bireysel yahut grup çalışmasına uygun ortamlar oluşturmak durumundadır. Bu ortamların oluşturulabilmesi için de dijital içerikler bir araç olarak kullanılmaktadır. Dijital içerikler; pedagojik yaklaşımı kuvvetli, kavramsal derinliği önde tutan, konu bütünlüğü taşıyan, yüksek etkileşimli materyallerdir. Gerçek yaşamla bağlantılı bu içerikler; fiziksel ortamda gerçekleştirilmesi zor olan interaktif deneyler, soyut kavramların görselleştirildiği canlandırmalar, simülasyonlar, çoklu disiplinlerin harmanlanmasını gerektiren büyük projeler içeren oyunlar, tüm bunların değerlendirme amacıyla kullanıldığı yeni nesil ölçme materyalleridir. Bu içeriklerin kullanımıyla, öğrencilerin ihtiyaç hissederek bilgi ve beceriye ulaşması, öğrenme motivasyonlarının artırılması ve ölçme değerlendirmenin çoktan seçmeli testler yerine, öğrenim sürecinde ortaya konulan günlük yaşam deneyimleri üzerinden yapılması hedeflenmektedir.

Yabancı dil öğretiminde innovasyon (yenilik) ve organizasyon aynı zaman ve mekanda (sınıfta) öğretmen ve öğrencilerin aynı malzemelerle ders işlemesinden ibaret değildir. Yabancı dil eğitiminde okul eğitimini destekleyici uygulama ağırlıklı bütünleşik bir model geliştirilmiştir. Bu konuda dijital ve online platformlar oluşturarak dil eğitimi okul dışı öğrenmeyi de kapsayacak bir alt yapıya sahiptir. 2-4. sınıflarda “Oyun Tabanlı Öğrenme” yaklaşımı benimsenmektedir. 5-8. sınıflarda “Farklılaştırılmış Eğitim” modeli uygulanmaktadır. Bu modelde öğrencilerin hazır-bulunuşluk seviyelerine göre, bireysel öğrenme gereksinimleri ön plana alınmaktadır. Eğitimde yeni yaklaşımların önemi ve değeri, dil eğitimi ve öğretimi alanında geliştirilen yenilikçi projelerin Avrupa Birliği tarafından desteklenmesiyle anlaşılmaktadır.

Günümüz eğitim uygulamaları sınıf ortamının dışına çıkmaktadır. Yalnızca basılı materyallerle, sınıf içinde günümüz öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak yetersiz kalmaktadır.  Sınıf dışı öğrenme de en az sınıf içi öğrenme kadar önemlidir. Bu uygulama kapsamında öğrenciler müze, tarihi yerler, teknoloji fuarı ya da okul bahçesi gibi alanlarda konu ile ilgili bilgiyi görerek, deneyerek ve sorgulayarak öğrenme ortamı bulabiliyorlar. Öğrencilerin çevresiyle aktif bir etkileşim içinde olmaları sağlanarak çocukların merak ve yaratıcılıkları desteklenmekte böylece eğitimsel yaşantılar içinde problem çözme becerileri geliştirilmektedir. Kişiler arası ilişkilerin temel hedef olarak alındığı bu eğitim sürecinde, amaç, sosyalizasyonu kolaylaştırmak, çocukların akranlarıyla ve yetişkinlerle sağlıklı ilişkiler kurmaları, dinleme, anlama, sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini geliştirmelerini desteklemektir .

İlerleyen süreçte içerik ve nitelik yönelimli bir bakış açısıyla, çocuklarımızın bilişim teknolojilerini çevrimiçi ve çevrimdışı ortamlarda “üretim”, “sorunlara çözüm geliştirme” ve “hayallerini hayata geçirme” aracı olarak kullanmaları hedeflenmektedir. Öğrenme materyallerinin doğası, öğrenenlerin doğasıyla uyumlu olmak zorundadır.  Böylece eğitim süreci sonunda, gözlemci, katılımcı ve kalıcı bir öğrenmenin oluşması amaçlanır.

“Ne yapmamız gerektiğini  öğrenmenin  en  iyi  yolu, yaparak öğrenmektir.”
(ARISTOTELES)


Yazar: Müge CANAR – Özel Ataevler Koleji Okul Müdürü

KAYNAKLAR

Meb 2023 Vizyon Belgesi

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi

Uludağ Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi